
Yeni bir paçavra filmle daha karşınızdayım. Bugün işleyeceğimiz film, Godfrey Ho adından da anlaşılacağı üzere, fantastiko ve dandikonun dibine vurmuş ROBO VAMPIRE. Aslında ortada vampir bir robot olmadığında dolayı Robot vs. Vampir deselermiş daha yerinde olurmuş ama filmin tek falsosu bu olmadığı için, hiç girip karıştırmaya gerek yok.Uyuşturucu kaçakçılığı yapan çete, peşindeki narkotik şubeyi alt etmek için vampirlerden yararlanmaya karar verir. Çin usulü vampirleri artık tanımış olmanız lazım, hani yalnızca kendilerini canlandıran rahibe itaat eden, alınlarındaki sarı dua kağıdının çıkarılması ile canlanan ve zıplayarak hareket eden vampir türü.
Vampirler, işe de yarar doğrusu. Bu esnada narkotik şube polislerinden bir kadın kaçırılarak, hapsedilir. Üst kottaki bir musluktan, altında oturan kişinin kafasına su damlaması usulüyle yapılan işkenceye de işte bu abla sayesinde şahit oluruz. Abla saçlarını, “sıkın şu musluğu allah aşkına” diye her savuruşunda, vicdanlı seyircinin etkilenmemesine (!) olanak yok doğrusu.
Bu arada narkotik polisinin baskınlarından biri esnasında polislerden biri yaralanır. Hastanede kendisinden bir adet cillop gibi robot yapılarak, direk vampirlerin üstüne salınır. Hiç Robocop mobocop demeye bile gerek yok. Lakin Robo’ya şu dakika dönüp birşey sormak istiyorum: “Oğlum, annen okul müsameresi için mi dikti len kıyafetini?” (Hoş dalga geçtim düpedüz ama filmi izlediğim dönemde ben de aynısını annemden talep etmiştim ve hatta anacağım da “hah evladım 'kız' gibi olacak parlak parlak. Dikeyim hemen” demiş idi. Neyse kurcalamayın). Kendisi bana cevabını özel olarak vereceği için sizleri bekletmeden hikayeye devam edeyim, bilmiyorum ne kadar mantıklı geliyor ama.

Çete ile narkotik arasındaki olaylar gerilla aksiyonu tadında gelişirken, robotumuz da vampirle manyetik sesi ve ağır hareketleriyle savaşmaktadır. Yönetmen amca olayların seyrini bir ara, ana vampir- kadın bir hayalet ve söz konusu robot arasındaki bir aşk üçgenine çevirerek kadın seyirciyi de ihmal etmediğini göstermiştir. Zira aslında robot polisin ölmeden önce kızarkadaşı veyahut karısı olduğunu öğrendiğimiz hayalet hanım kızımız, polislik gibi tehlikeli bir mesleği icra ettiği için robota sitem ederken görülür. Öte yandan vampirle hangi ara aşna-fişne olayına girdi hatırlamıyorum valla.
Hayalet kızımız
Vampir efendisi rahip
Anlattığım gibi iki koldan yürüyen hikayenin final sahnesi içinse söylenebilecek tek bir kelime olmadığını bilmeme rağmen, ben de bu işi zaten cümle bazında yapacağımdan çok da çekiniyor değilim dostlar. Gerilla aksiyonu ile uyuşturucu çetesi yerlebir edilirken, şehrin karanlık sokaklarında karşı karşıya gelen robot ve King Kong suratlı vampir (evet yanlış okumadın King Kong dedim), araya hayaletin ve vampirin efendisi rahibin de dahil olmasıyla adrenalini yükselten bir seyir vaadediyor. Her ne kadar zıplayarak ilerleyen vampiri kovalayan robotun ağır çekim yürüyüşü ile ‘bu filmin bitmesi aylar alır herhalde’ korkusunu seyircinin yüreğine verse de.

"Sevdiceğim kaçma benden" diyen Robo, vampirin peşinde...
Yazımı, film vesilesiyle beni çok duygulandıran yönetmen Godfrey Ho’ya yazdığım bir mektupla bitiriyorum;
Sevgili Fernando Pessoa’ya taş çıkartacak kadar çok takma ismi olan Godfrey Ho amca,
Filmlerinizin yılmaz bir hayranıyım. Her ne kadar film külliyatınız içerisinde seyrettiğim film sayısı birine hayran olabilmek için oldukça az miktarda da olsa, bu cüretimi bağışlayacağınızı umuyorum. Şu hayatta, birçokları tarafından demode hatta kitsch olarak nitelenen eklektik ruhumu okşayacak yegane şey sizin filmleriniz. İstiyorum ki, bir fırsatım olsun da film külliyatınızı devireyim, o onbin parçaya bölerek, katlanarak büyüyen miktarlarda daha ürettiğiniz filmlerinizin hepsini seyredebileyim. İnanıyorum ki, yıllar önce, daha kimsecikler bilmez iken, kes-yapıştır sanatını kullanarak harikalar yarattığınız filmlerinizde, doğru parçaları bir araya getirebilirsem, işte orada, hayatın biz insanoğluna bahşettiği yegane şeyi bulabileceğim. Satori yolunda bana bu kapıyı açtığınız için teşekkürü borç biliyor, Türk örf ve adetlerine göre ellerinizden öpüyorum.
ROBO VAMPIRE 1988
Y: Godrey Ho
O: Valla şu an hiç önemi yok, ayıp olacak ama...
Beyler, kimlik kontrolü var. Rahip de olsa kimliğini arka cebine sıkıştırıvermiş. Atmıyorum, harbiden!!!




4. Kendi başına hareket eden bir kukla, ki harbiden korkutucu olduğu anlar mevcut,

6. Baktılar hıristiyan rahip hak getire, geleneksel Tao’cu büyücüyle yola devam etme kararı alan aile, bununla da bir çözüme ulaşamaz. Lakin seyirci pek bir eğlenir bu sahnelerde. Bakınız şu yazan kulunuz,

Son olarak seks bunun neresinde diye soran meraklılar için, “her film, adı gibi olsa daha neler meraklı” demek istesem de, öyle abartmadan, tam da adının doğruluğunu kanıtlayan ufak ama önemli bir sahne olduğunu söyleyeyim bari n’edeyim.
Ben böyle saçma film izlemedim desem yalan olur sevgili seyirciler. Yanlış anlamaya fırsat vermeden, saçma olduğu kadar da harika bir film olduğunu eklemeliyim hemen.1984 Shaw Brothers yapımı olan filmi dandikus korkusuz olarak sınıflandırıp, saçımdaki ak sayısı artarken, beni bu filmler mahvetti diyor ve bir başkasını izlemek üzere dvd oynatıcıya gidiyorum.


Lakin şanslı hergele adamımız 10 milyonda bir görülen bir durumla hastalığa karşı bağışıklıdır, yani kendisi hastalıktan etkilenmeyecek ama taşıyıcı olarak önüne gelene bulaştıracaktır. Bu arada yıllar önce öldürdüğü patronun kızı da, kokusundan(!) Kai’yı tanır ve işlediği cinayetin bedeli olarak adalete teslim edebilmek için adamın peşine düşer. İkinci kez vahşice patron katliamına girişen Kai, zaten kaçarak geldiği yer Hong Kong’a döner ve hastalığı herkesçiklere bulaştırmaya burada devam eder.

Sonuç olarak, Bunman’in şok edici yapısı, bu filmde komediyle harmanlandığından bünyeyi o kadar etkilemese de- mideyi yeterince etkiliyor ama o ayrı- yine de konusunun tuhaflığıyla bile ilgiyi hak ediyor.







En sevdiğim kamera açısı
Klasik Diskodaki Wc sahnesi. Belden çıkan kabloya dikkat. Ayriyeten idrar değil o yavrum. Biraz önce galon galon içilmiş içkinin geri dönüşü ve sağda wc görevlisi abla



